Search for a command to run...
Bu çalışma, Haziran 2025’te patlak veren İran–İsrail savaşına Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Yahudi diasporasının yaklaşımını incelemektedir. Diaspora topluluklarının uluslararası krizlerde oynadığı roller, hem kimlik koruma pratikleri hem de politika yapım süreçlerine etkileri bakımından uluslararası ilişkiler literatüründe önemli bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Yahudi diasporası ise tarihsel kökeni, kurumsal gücü ve siyasi etkinliği nedeniyle bu bağlamda etkili bir örnek teşkil etmektedir. Araştırmada nitel yöntem benimsenmiş; başat diaspora örgütlerinin resmi açıklamaları, basın bültenleri, uluslararası medya haberleri ve düşünce kuruluşlarının değerlendirmeleri doküman analizi yoluyla incelenmiştir. Bunun yanında, elde edilen bulguların kavramsal düzlemde yorumlanabilmesi amacıyla diaspora teorisinin klasik ve modern yaklaşımlarından yararlanılmıştır. Böylelikle çalışmada, hem söylemsel hem de kuramsal boyutta çok katmanlı bir analiz gerçekleştirilmiştir. Bulgular, ABD Yahudi diasporasının genel olarak İsrail’in meşru müdafaa hakkını destekleyen, İran’ın nükleer kapasitesini bölgesel ve küresel güvenlik tehdidi olarak tanımlayan söylemler ürettiğini göstermektedir. Bu çerçevede diaspora örgütleri, hem Amerikan kamuoyunu bilgilendirmeye hem de Washington yönetimi üzerinde siyasi baskı oluşturmaya yönelik aktif faaliyetlerde bulunmuştur. Bununla birlikte diaspora içinde görüş birliği oluşmadığı görülmüştür. Savaş yanlısı diasporaların yanı sıra müzakereyi savunanlar da bu süreçte öne çıkmıştır. Bu durum, diaspora topluluklarının homojen değil, çoğulcu ve zaman zaman iç tartışmalara açık yapılar olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Yahudi diasporasının İsrail’i ilgilendiren konularda ABD dış politikası üzerinde etkili bir aktör olduğunu, diaspora siyasetinin uluslararası krizlerde önemli bir analitik kategori sunduğunu ortaya koymaktadır.
Published in: Yönetim Bilimleri Dergisi
Volume 23, Issue 58, pp. 2293-2317