Search for a command to run...
Herhangi bir ilmi öğrenmek isteyen bir talibin, mutlak anlamda meçhul olana teveccüh etmemesi, hedefinden saparak vaktini boşa harcamaması ve amaçlamadığı şeylere emek sarf etmemesi için, öğrenmek istediği ilmin esas konularına geçmeden önce o ilme dair bazı esasları bilmesi dolayısıyla ilgili ilmin konusuna ve amacına uygun bir donanımla işe başlaması gerektiği ifade edilmektedir Bir ilmi disiplini öğrenmeye talip olan kişinin, elde etmek istediği ilim dalının ona nasıl bir yarar sağlayacağı, o ilmin araştırma sahasını, çözmeye çalıştığı problemleri ve bu problemlerin hangi ilmin ilgi alanına girdiği; ayrıca o ilmi tahsil etmenin dinî boyutunun ne olduğu gibi sorulara cevap bulmadığı sürece mevzu bahis ilim kendisi için muğlak kalacak ve muhtemel zihin karışıklıklarından kurtulamayacaktır. Bu nedenle söz konusu sorunları giderme amacına matuf olarak belirli ilimlere dair yazılmış pek çok eserin mukaddimesinde ve belirli bir disipline yönelik yapılan tedrisat faaliyetinin başında o ilim dalına ilişkin olarak bazı temel ilkelerin bilinmesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır. “Mebâdi-i aşera veya mukaddimât-ı aşera” olarak bilinen bu ilkeler; ilim talebesinin bir ilme başlamadan önce basiret üzere olmasını, o ilme ait konuları ait olmayanlardan ayırt etmesini ve o ilmi genel hatlarıyla tasavvur ve idrak edebilmesini mümkün kılmaktadır. Bu ilkeler sırasıyla şöyledir; 1. Elde edilmek istenen ilim dalının tanımı, 2. Konusu, 3. Amacı, 4. Fazileti, 5. Yararlandığı ilimler, 6. Kurucusu, 7. Adı, 8. Diğer ilimlerle ilişkisi, 9. O ilmi öğrenmenin dinî hükmü, 10. Problemleri/meseleleri. Bu unsurlar, ilim taliplerine ilimlerin mahiyetine dair genel bir çerçeve sunmaktadır. Bu çerçeveyi nahiv ilmine tatbik eden çalışmamız, alana katkı sunmak ve nahiv ilmini klasik eserlerden öğrenen talebelerin nahiv ilmine başlamadan önce icmalen de olsa o ilmi tasavvur edebilmelerini sağlayarak daha iyi kavramalarını hedeflemektedir.