Search for a command to run...
Bu makalede Şırnak ilinde görev yapan İmam Hatip Lisesi meslek dersi öğretmenlerinin eğitim sürecinde karşılaştıkları sorunların ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Nitel araştırma yaklaşımıyla ele alınan çalışma durum çalışması deseninde kurgulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme stratejisiyle belirlenen Şırnak’ın farklı ilçelerinde görev yapan 15 İHL meslek dersi öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak uzman görüşüyle son şekli verilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin ders kitaplarını bilgi açısından yeterli bulmalarına rağmen içerik yoğunluğundan yakındıkları tespit edilmiştir. Eğitim programları bağlamında öğretmenlerin eski ve yeni programlar arasında anlamlı bir fark görmemeleri reformların sahaya yansımasındaki sınırlılıkları göstermektedir. Öğrenci ve veli boyutunda en belirgin sorunlar öğrencilerin akademik yetersizliği ve üniversite sınav sisteminin meslek derslerini kapsamaması nedeniyle oluşan ilgisizliktir. Çalışmanın en özgün boyutu ise yerel dinamiklerin etkisinin tespitidir. Bölgedeki klasik medrese geleneğinin varlığı ve öğrencilerin medrese kaynaklı dini otorite algısı okul eğitimini ve öğretmenin sınıf içi konumunu doğrudan etkileyen en önemli faktörler olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca mezhep farklılıkları ve dil bariyeri gibi yerel unsurlar da öğretim sürecini şekillendiren faktörler olarak belirginleşmektedir. Öğretmenlerin çözüm önerileri ise çok boyutlu bir yapı arz etmektedir. Katılımcılar teknik düzeyde materyal desteğinin artırılmasını talep ederken, yapısal düzeyde meslek derslerinin üniversite sınavlarına dahil edilmesini ve bölgesel şartlara uygun esnek programların geliştirilmesini önermektedir. Ayrıca yerel bağlamda okul-Diyanet iş birliğinin güçlendirilmesi ve dil kaynaklı iletişim engellerinin aşılması gibi sosyo-kültürel stratejiler de öne çıkan tavsiyeler arasındadır. Bu sonuçlar din eğitimi politikalarının genel pedagojik ihtiyaçların yanı sıra bölgesel sosyo-kültürel gerçeklikleri de dikkate alacak şekilde yapılandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.