Search for a command to run...
Türk sinema tarihine yönelik çalışmaların Türkiye’de hatırı sayılır bir yazın oluşturduğu söylenebilir. Bunların ise çok az bir kısmı tarih konulu filmlere eğilirken, söz konusu çalışmalar kümesinin daha da az sayıda üyesi, erken dönem Türk tarihine dair filmler üzerine yazılmıştır. Bununla birlikte eldeki çalışmalar, çoğu kez, filmlerin fişlenmesi ve kronolojik sırayla alt alta sıralanmasından ve metinlerin bol miktarda görselle süslenmesinden ibarettir. Bu çalışmada, Yeşilçam’ın kült haline gelmiş yapımlarından Tarkan serisi ele alınmaktadır. Söz konusu filmler, hem döneminin siyasi havasını yansıtması hem de erken dönem Türk tarihine dair ortaya koyduğu tarihi söylemi ve anlatısıyla kıymetli bir yapımdır. Çalışmada Tarkan filmlerine, popüler bir tarih metni muamelesi yapılmaktadır. Bu gözle yaklaşılan senaryo ve beyaz perdeye yansıtılan seçilmiş imgeler; senaristin ve yönetmenin eski Türk tarihine dair anlatmak istediklerinin bir dışa vurumu olarak kabul edilmiştir. Buradan hareketle, beş kült Tarkan filmi; Mars’ın Kılıcı, Gümüş Eyer, Viking Kanı, Altın Madalyon ve Güçlü Kahraman Kolsuz Kahramana Karşı özgün bir metin olarak kabul edilerek, söylem analizine tabi tutulmuş ve önceden belirlenen üç temada izleyiciye verdiği mesajlar ortaya konmuştur. İki ana bölümden oluşan çalışmada ilkin filmlerin olay örgüsü ana hatlarıyla okura tanıtılmıştır. İkinci kısımda ise filmler; tarihi söylemleri, Türk milliyetçiliği ekseninde verdiği mesajları ve filmler içindeki düşman unsur olan diğerlerini nasıl tanımladığı üzerinden çözümlenmiştir. Tarihi söylem üzerinde analiz yapılırken, yer yer ana kaynaklardan ve akademik çalışmalardan destek alınmıştır. Türk milliyetçiliği ekseninde verilen mesajlar Türk kimliği, Türk kültürü ve Türklüğün özü kavramları ekseninde incelenmiş, 1960’lı-1970’li yılların siyasi kavgaları makalenin gündemine taşınmamıştır. Fakat elbette ki Tarkan filmleri döneminin ideolojik kavgalarından bağımsız bir yapım değildir. Son olarak, öteki kavramı, tarihçilikte ilk görüldüğü şekliyle Avrupa merkezci yaklaşımın bir sonucu olarak tanımlanmıştır. Ardından, filimin senaristi ve yönetmeninin öteki tanımlamak adını verebileceğimiz bu silahı ne kadar maharetle, Batı’ya karşı kullandığı gösterilmiştir. Çalışma kısa bir sonuç bölümüyle tamamlanmıştır.
Published in: Alınteri Sosyal Bilimler Dergisi
Volume 10, Issue 1, pp. 33-49