Search for a command to run...
Bu çalışma, Hakkâri ili sınırları içerisinde yer alan Çetintaş (Hergel) Kaya Mezarının arkeolojik, mimari ve tarihsel bağlamını, Urartu Krallığı’nın güneydoğu sınır bölgesindeki kültürel ve siyasi varlığı çerçevesinde değerlendirmektedir. Demir Çağı’nda stratejik bir geçiş alanı olarak dikkat çeken Hakkâri, gerek Asur yazıtlarında adı geçen Hubuşkia, Muşaşir (Ardini) ve Uişe gibi tartışmalı coğrafi yerleşimlerle olan bağlantıları, gerekse Urartu dönemine tarihlenen kaleler, höyükler ve kaya mezarlarıyla, bölgenin tarihsel topografyasının anlaşılması açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle II. Sargon’un MÖ 714 sefer yazıtı, Hakkâri’nin Demir Çağı’ndaki siyasal coğrafyasını aydınlatan en temel kaynaklardan biridir. Bu yazıt, Asur-Urartu rekabetinin en kritik sahnelerinden biri olan Muşaşir’in yağmalanışıyla bağlantılı olarak, Urartu’nun sınır politikalarının anlaşılmasına katkı sunmaktadır. Bu bağlamda, Çetintaş Kaya Mezarı yalnızca bir mezar anıtı değil, aynı zamanda Urartu elit kültürünün bölgedeki izdüşümü olarak değerlendirilmelidir. Çetintaş Kaya Mezarı, üç bölümlü plan şeması, beşik tonozlu tavan sistemi ve kaya yüzeyine oyulmuş kapı detaylarıyla, Van Kalesi, Altıntepe ve Ayanis gibi merkezlerde görülen Urartu kraliyet kaya mezarlarının güçlü benzerliklerini taşımaktadır. Mimari özellikleri, Hakkâri’de Urartu varlığının sadece askeri ve idari boyutta değil, aynı zamanda ideolojik ve ritüel düzeyde de hissedildiğini göstermektedir. Ayrıca Kunin Kalesi, Bay Kalesi ve Dara Höyük gibi arkeolojik buluntular, bölgenin Urartu’nun sınır güvenliği ve hinterland ekonomisi açısından oynadığı rolü daha görünür kılmaktadır. Sonuç olarak, Çetintaş (Hergel) Kaya Mezarı, Hakkâri’nin Demir Çağı arkeolojisinde merkezi bir konumda yer almakta; Urartu Krallığı’nın güneydoğu sınır politikalarının, siyasi-askeri kontrol mekanizmalarının ve dini-ideolojik sembolizminin anlaşılmasına ışık tutmaktadır. Bu nedenle mezarın ayrıntılı analizi hem Urartu arkeolojisinin bölgesel çeşitliliğini hem de Doğu Anadolu’nun kültürel etkileşim ağlarını çözümlemek açısından anahtar niteliği taşımaktadır.
Published in: Vakanüvis uluslararası tarih araştırmaları dergisi/Vakanüvis-uluslararası tarih araştırmaları dergisi
Volume 11, Issue 1, pp. 693-717