Search for a command to run...
Kurumların söylemleri ile eylemleri arasındaki tutarsızlıkları ifade eden örgütsel ikiyüzlülük olgusu; paydaş güveni, kurumsal itibar ve çalışan bağlılığı üzerindeki etkileri nedeniyle günümüzde kritik bir inceleme alanı haline gelmiştir. Bu çalışma, örgütsel ikiyüzlülük literatürünün 1999–2025 yılları arasındaki gelişimini bibliyometrik yöntemlerle analiz ederek alanın entelektüel haritasını çıkarmayı amaçlamaktadır. Web of Science Core Collection ve Scopus veri tabanlarından derlenen 301 yayın, Python programlama dili kullanılarak iki aşamalı bir analiz sürecinden geçirilmiştir. Araştırma bulguları, örgütsel ikiyüzlülük konusuna ilginin uzun yıllar kısıtlı kaldığını, ancak özellikle 2020 sonrasında büyük bir ivme kazanarak tarihsel zirvesine ulaştığını göstermektedir. Bu sistematik artış, konunun artık tesadüfi bir merakın ötesine geçerek kalıcı bir akademik disipline dönüştüğünü kanıtlamaktadır. Alanın temel odak noktaları incelendiğinde; kurumsal sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik gibi stratejik temaların yanı sıra çalışan güveni ve etik algısı gibi psikolojik boyutların bir arada kümelendiği görülmektedir. Mevcut literatürde kurumsal performans ve samimiyet gibi kavramlar ana itici güçleri oluştururken, yönetişim ve şeffaflık gibi alanların henüz gelişim aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Coğrafi açıdan Çin ve Birleşik Krallık gibi ülkeler üretim merkezi olarak öne çıksa da uluslararası iş birliği ağlarının henüz beklenen olgunluğa erişmediği dikkat çekmektedir. Alana katkı sağlayan yazarların büyük bir çoğunluğunun tek bir çalışma ile literatürde yer alması, konunun geniş bir kitle tarafından merak edildiğini ancak henüz derinlemesine uzmanlaşmış bir yazar tabanının oluşma sürecinde olduğunu teyit etmektedir. Toplam atıf sayıları ve bilimsel etki değerleri, örgütsel ikiyüzlülük literatürünün akademik dünyada saygın ve etkili bir konuma ulaştığını ortaya koymaktadır. Gelecek araştırmaların; kurumsal stratejilerle bireysel algıları birleştiren yaklaşımlara, şeffaflık raporlarındaki samimiyet örüntülerine ve yapay zekânın örgütsel dürüstlük üzerindeki yeni rollerine odaklanması önerilmektedir.
Published in: İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi
Volume 15, Issue 1, pp. 565-590