Search for a command to run...
Medya, toplumsal gerçekliğin inşasında etkin bir rol üstlenirken olayları belirli söylem kalıpları içinde sunarak siyasal gerçekliğin sınırlarını da yeniden çizmektedir. Haber ajansları bu süreçte bilgi akışını yönlendiren söylemin biçimlenmesinde belirleyici konumda bulunan kurumsal aktörlerdir. Türkiye’de haber üretiminin büyük bir bölümü ajanslar üzerinden şekillenmektedir. Ulusal basın, televizyon kanalları ve dijital medya organları çoğunlukla ajans kaynaklı içerikleri temel alarak gündem oluşturmaktadır. Bu düzen içerisinde ajanslar hem haber akışını yönlendiren eşik bekçileri hem de anlamın üretildiği ilk editöryal merkezler olarak haberin çerçevesini biçimlendirmektedir. Haberlerin seçimi ve temsil biçimleri, olayların belirli anlam kalıpları içinde yeniden üretilmesine dayanmaktadır. Robert M. Entman’ın çerçeveleme kuramı, bu yeniden üretim sürecini açıklayan temel yaklaşımlardan biri olarak, medyanın olayları belirli anlatı çerçeveleri aracılığıyla seçip vurgulayarak siyasal anlam inşa ettiğini göstermektedir. Bu çalışma, söz konusu kuramsal çerçeveden hareketle, haber ajanslarının siyasal söylemi nasıl inşa ettiklerini incelemektedir. Yöntemsel olarak nitel araştırma stratejilerinin benimsendiği araştırma, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun tutuklanmasının ardından ikinci kez gerçekleştirilen başkan vekilliği seçimine ilişkin dört farklı ajans haberini kapsamaktadır. Çalışma, Entman’ın çerçeveleme modelini hem analiz yöntemi hem de haber söyleminin ideolojik işleyişini açıklayan teorik bir zemin olarak ele almaktadır. Bu yaklaşım, ajans haberciliğinin söylemsel örüntülerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın analizi; AA, DHA, İHA ve ANKA tarafından yayımlanan haberler üzerinden yürütülmüştür. Yapılan çerçeveleme analizi sonucunda, Türkiye’de haber ajanslarının aynı olayı iktidar ve muhalefet ekseninde şekillenen farklı siyasal söylemler aracılığıyla yeniden inşa ettikleri tespit edilmiştir. DHA ve İHA’nın haberlerinde mevcut siyasal iktidarın söylemleriyle uyumlu, hegemonik bir çerçevenin hâkim olduğu, ANKA’nın ise bu yapıya karşı-hegemonik bir söylem geliştirdiği saptanmıştır.
Published in: The Turkish Online Journal of Design Art and Communication
Volume 16, Issue 2, pp. 797-813